2 Şubat 2026 Pazartesi

Japonya'da Muhalefetin Zayıf Olması

 Japonya 8 Şubat tarihinde erken seçimlere gidecek. Kısa aralar verse de LDP yani Liberal Demokrat Parti, 1955 yılından beri Japonya'nın siyasetine yön verdi. Bunun sebepleri arasında; muhalefetin vaatlerini kendisinin yerine getirmesi, iktidarda olmanın verdiği üstünlük vb. sayılabilir. Aşağı yukarı derinlemesine olmasa da 15 senedir Japonya'nın siyasetini takip eden birisi olarak her zaman Japonya'da muhalefetin zayıf olması sorununu gözlemlemiştim. 2026 yılında büyük bir kırılmanın eşiğindeki Japonya'da muhalafetin zayıf olmasını bir kez daha gözlemlemekten çok mutsuz oldum açıkçası. Seçim için haber kanalları gibi medya kuruluşlarının yaptığı anketlerde LDP, ana muhalefetteki CRA'yı üçe katlıyor. Üstelik LDP anketlerde üçüncü veya dördüncü parti olan ve son seçimden üçüncü olarak çıkan Ishin ile de koalisyon kurduğu göz önüne alınırsa bu seçimde de LDP'nin çok güçlü olduğu anlaşılıyor.

Seçim anketlerini değerlendirirken geçen seçim (2024) için yapılan anketlerle de kıyaslama yaptım. 2024 seçimi için yapılan anketlere oranla 2026 yılında seçime katılımın çok daha fazla olacağı belli oluyor. 2024 yılındaki seçim öncesi yapılan anketlerde seçimde oy kullanmayacağını ifade eden veya kararsız olanların oranı yüzde kırka yakınken, 2026 senesinde bu oran yüzde otuz ile otuzbeş arasında seyrediyor. Kısaca Japonya tarihinin son zamanlarında görülen en yüksek katılım oranına sahip seçimlerini görebiliriz.

Geçen seçimde muhalefet partileri anketlerden çok daha yüksek oy almışlardı. Bu yüzden bu seçimlerde ne olabileceği çok merak konusu. Seçimlerde LDP zaferle çıkamazsa bu kez çoğunluğu karşılayamayan bir CRA'nın ittifak kurma çabalarına tanık olabiliriz. Böyle bir durumda Japonya'nın kökleşmiş veya yeni siyasi partileri arasında uzlaşmaya yanaşma ihtimalleri düşük olan Japonya Komünist Partisi gibi siyasi partilerin varlığını düşünürsek 2026 seçimleri kafalarda çok fazla soru işaretinin oluştuğu bir seçim olacak.

Japonya Muhalefet

Son 2024 seçimlerindeki LDP ve CRA tarafının performansını sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle Japonya'da genel seçimlerde iki oy kullanılıyor. Bir oy ülke geneli listelerdeki millet vekillerinin seçilmesi için bir oy da yaşanılan bölgenin milletvekilini seçmek için. Bu yüzden genel ve yerel şeklinde açıklayacağım oy oranlarını. Yerel terimini yerel seçimler sanmayın lütfen.

LDP: Genel: %38.46, Yerel: %26.73 Millet Vekili: 191

İshin: Genel: %11.15, Yerel: %9.36 Millet Vekili: 38

LDP Koalisyonu Toplam: Genel: %49.61, Yerel: %36.09 Millet Vekili: 229


CDP: Genel: %29.01, Yerel: %21.20 Millet Vekili: 148

Komeito: Genel: %1.35, Yerel: %10.93 Millet Vekili: 24

CRA Toplam: Genel: %30.36, Yerel: %32.13 Millet Vekili: 172

1 Şubat 2026 Pazar

Japonya'nın Tarihi 2026 Seçimi

 Japonya'da seçimler az katılımlı ve heyecansız aktiviteler. Ama 2026 yılının 8 Şubat günü gerçekleştirilecek seçimler belki de ülkenin tarihindeki en önemli seçim olacak. Liberal Demokrat Parti lideri Sanae Takaichi'nin meclisi feshetip aceleyle erken seçime gitmesiyle 8 Subat günü Japonlar sandık başına gidecek. 

Erken seçime giden süreçte LDP'nin koalisyon ortağı Komeito 2025 yılının sonlarında Sanae Takaichi'nin başbakan olması sonrası LDP ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlaması üzerine LDP ile koalisyondan ayrıldı. Bunun üzerine Liberal Demokrat Parti yönetimi en son seçimler olan 2024 seçimlerinden üçüncü parti olarak çıkan İshin (Türkçeye restorasyon, inovasyon veya reform olarak çevirilebilir ve tarihte Meiji Restorasyonları için kullanılan bir terim) ile ortaklık kurdu. Komeito ise ana muhalefet partisi olan Rikken-minshutō veya İngilizcesi ile Constitutional Democratic Party of Japan veya Türkçesi ile Japonya Anayasal Demokrat Partisi ile birleşerek yeni bir parti kurdular. Kurulan yeni partinin ismi ise Chūdō Kaikaku Rengō (Centrist Reform Alliance, Merkezci Reform İttifakı).

Bir önceki paragrafta sizleri çok fazla ilk kez duyduğunuz kelimelere maruz bıraktım. Bu yüzden biraz daha anlaşılır şekilde özetleyeyim. Liberal Demokrat Parti için bundan sonra LDP, Japonya Anayasal Demokrat Partisi için CDP, Centrist Reform Alliance için ise CRA kısaltmalarını kullanırken Komeito ve İshin için ise Japoncalarını kullanmaya devam edeceğim. LDP, isminde Liberal kelimesi geçse de Liberal olmamakla eleştirilen, muhafazakar bir parti. İshin de muhafazakar ve sağ popülist bir parti. Militarizmi savunuyor ve Kinki veya başka bir ifade ile Kansai bölgesinde (Osaka, Kyoto, Kobe, Nara, Wakayama) çok güçlü bir parti. Normalde Liberaller ne sağ ne de solda yer alır, tam merkezdelerdir. Ama LDP hali hazırda sağda yeralan bir partiydi. İshin ile yaptıkları koalisyon sonrası daha da sağa kayacaklarının sinyalini veriyorlar. Diğer yandan karşılarındaki ana mualefet ise sosyal liberal bir parti olan CDP ile LDP'nin eski ortağı Budist demokrat Komeito. Merkezin biraz solunda yer alan Türkiye'den örnek vermek gerekirse 1999 seçimleri sonrası DSP-ANAP-MHP koalisyonunda MHP'siz sadace DSP ve ANAP'ın koalisyon kurmuş hali gibi bir koalisyon var. 

Japonya Seçim

Bu seçimleri değerlendirirken Japonya'da artan yabancı düşmanlığı ve militarizm ile değerlendirmek lazım gelir. Ben şahsen Japonya'nın askeri konularda daha çok ön plana çıkması taraftarıyım ama Takaichi ile başlayan yabancı düşmanlığını ve göçmenlere zorluk çıkartılmasını çok olumsuz değerlendiriyorum. Takaichi ile yabancıların vize sürelerini uzatırken alınan ücretler astronomik şekilde artırıldı. Önceden 5 milyon yen sermaye ile bir yabancı şirket kurarak oturma izni alabilirken bu rakam 30 milyon yene çıkartıldı. Japon yeninin değer kaybı sürüyor, enflasyonun önüne geçilemiyor. Marketlerde prinç bulunamamaya başladı, bulunsa bile çok fazla zamlandı. 

Kısaca anlatmaya çalıştığım: Japon halkı 8 Şubat Pazar günü önemli bir karar verecek. Ya LDP ile devam edecek ya da CRA ile yeni bir yolu deneyecek. Geçmişte 14 ay Japonya'da yaşamış ve Türkiye'de yüksek lisans okurken Asya Pasifik dersinde Japonya üzerine çok fazla okuma yapmış birisi olarak Japonya'nın içinde bulunduğu bu çöküşün nedeni olarak LDP'yi görüyorum. Sorunun sahipleri çözümü olamazlar! Bu yüzden Japonya'nın CRA ile yoluna devam etme kararı vermesi gerektiğini aksi takdirde Japonya'nın tarihte eşine rastlanmamış bu çöküşünün durdurulamayacağını düşünüyorum. Hatta ilerleyen zamanlarda ABD süper güç konumunu Çin'e kaptırırsa Japonya'nın Çin'in bir parçası haline bile gelebilme ihtimali doğabilir. 

Anlaşılacağı üzere çok heyecanlı bir seçim süreci bizleri bekliyor...

31 Ocak 2026 Cumartesi

Uluslararası İlişkiler Bölümünde Yüksek Lisans Yapmaya Karar Vermem

 Bu yazıda kısaca size uluslararası ilişkiler bölümünden yüksek lisans yapmaya karar verme nedenlerimi ve dersler başlayana kadar olan süreci sizlere anlatacağım. 2024 yılının Ağustos ayında Japonya'dan Türkiye'ye döndüğümde ilk iş olarak Ağustos ayı boyunca İstanbul'da bir kaç işim vardı onları hallettim. Sonrasında ise memleketim olan Çorum'a gittim. Çorum'dayken hastalıyım iyileşir gibi olduğu zaman ne yapabileceğimi düşünmeye başladım. Aklıma gelen iki mantıklı şey vardı; biri Japonca çalışarak Dışişleri Bakanlığı'nın meslek memurluğu veya Konsolosluk İhtisas memurluğu sınavları için Japonca YDS'den yüksek puan almak. İkincisi ise hazır işsiz güçsüz beklerken yüksek lisans yapmak. Japoncaya aslında çok sıkı bir şekilde çalışmaya başlamıştım. Ama annem ve babam tarafından çok kötü şekilde eziyete maruz kalınca ve JLPT sınavı sırasında fenalaşınca Japonca çalışmayı bıraktım.

Bu sırada Bahar dönemi için Çorum'daki Hitit Üniversitesi lisansüstü öğrenci alım ilanı açtı. Ben öncesinde yüksek lisans adı üzerinde lisans bölümündeki derslerden daha ayrıntılı dersler olacağı için en bilgili ve ilgili olduğum alanda yapmak istedim. O da uluslararası ilişkiler bölümüydü. Yaptığım araştırmalar sonucu Hitit Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler ve uluslararası ilişkiler ve güvenlik isminde iki adet tezli yüksek lisans bölümü olduğunu fark ettim. Uluslararası ilişkiler ve güvenlik bölümü, uluslararası ilişkiler bölümünün bir dalı olduğu için cazipmiş gibi gelse de akademisyen olmak isteyen birisi için lisans bölümüyle aynı isimde veya daha genel bölümlerden mezun olmak daha avantajlı oluyor. Eski alımlara baktığımda bahar döneminde uluslarası ilişkiler bölümünü görememiştim. Bu yüzden uluslararası ilişkiler ve güvenlik bölümünden her güz ve bahar döneminde, uluslararası ilişkiler bölümünden sadece güz döneminde öğrenci alınıyor sanıyordum ama durum çok farklıymış. Uluslararası ilişkiler yüksek lisans bölümü yeni açılmış. Bu yüzden eski alımlarda yokmuş. Benim için bu inanılmaz bir fırsattı. Ben de hemen başvurdum.

Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans

ALES EA puanım galiba 74 gibi bir şeydi, YDS ise 25, not ortalamam da 3,34 gibi bir şeydi. Bilimsel değerlendirme sınavı yoktu. Sadece online mülakat vardı. Online mülakat öncesi biraz araştırma yaptım. Hocaları biraz tanıyın, ne hakkında araştırma yapmak istiyorsunuz belirleyin tarzı şeyler yazıyordu internette. Ben de biraz çalıştım bu tarz şeylere ama bu çalışmamın hiç bir faydasını görmedim. Yine de hangi konu hakkında araştırma yapmak istediğinizi önceden belirlemenizde fayda var bence. 

Mülakat iyi geçti. Galiba başvuran 10 kişi vardı. 2 kişi mülakata girmedi. 4 kişiyi de mülakatta düşük puan vererek elemişler. Sadece 4 kişi başarılı oldu. Anladığım kadarıyla hocaların baktığı konu bölüme devam edip etmeyeceği. Çünkü kazanan bu 4 kişiden de sonrasında 2 kişi bölümü bıraktı gibi bir şey oldu (hiç bir derse gelmiyorlar). İş güç derken birer birer dökülüyor öğrenciler. Bu yüzden hocaların kontenjanı doldurmaya uğraşmak yerine en istekli kişileri seçmeye çalışmalarını anlayabiliyorum.

Kayıt yaptırırken katkı payı ödemem gerekiyordu. Galiba güz döneminde açıköğretim kayıdımı yenilediğim için iki farklı bölüm okuduğum için katkı payı çıktı bana. Biraz zor ödedim çünkü katkı payı ve harç ödemeleri süresinde Halkbank ATMlerinde TC kimlik numaramı girdiğimde herhangi bir borcunuz yoktur uyarısı çıkıyordu. Galiba 2 hafta boyunca her gün ATM'den denedim ve 3.haftaya ectiğimde yatırabildim. Onun dışında bir sorun yaşamadım. 

30 Ocak 2026 Cuma

İktisat Mezunu Ne İş Yapar? Neden İktisat Okudum?

 İktisat mezununun ne tür işler yapileceğini ve benim İktisat okuma nedenlerimi bu yazıda kısaca anlatacağım. Başlıkta iki tane soru olmasının nedeni İktisat mezunlarının bütün çalışma alanlarını sizlere saymayacağım. Zaten teker teker iktisat mezunlarının ne tür işler yapabileceğini yazan veya açıklayan videolar hazırlayan bir sürü kişi var. Bu yazıda ben size daha çok benim neden İktisat okuduğumdan ve ileride hangi işleri, meslekleri düşünebilirim onlardan bahsedeceğim.

Öncelikle yatırımcılıktan bahsetmek istiyorum. Yatırımcılık az da olsa parası olan herkesin yapabileceği bir şey. Çok yüksek sermaye, yoğun emek, beceri vb. gerektirmiyor. İster memur ol, ister özel sektör çalışanı, ister emekli, ister işsiz. Herkes yatırımcı olabilir ve İktisat bölümü yatırımcılık için daha entellektüel ve bilgili şekilde yatırım yapmamızı sağlar. 

İktisatı seçmemdeki en büyük nedenlerden birisi uluslararası ilişkiler bölümünün İİBF'nin yetim kalmış bölümlerinden olması. Uluslararası ilişkilerin özel sektörde çalışma alanı çok dar, memurlukta da en az memur alınan İİBF bölümlerinden. Ama her üniversitede uluslararası ilişkiler bölümü var. Mezun çok fazla. Durum böyle olunca uluslararası ilişkiler bölümünden daha çok iş imkanı olan bir bölüm okumak istedim. Peki açıköğretimde olan bu tarz bölümler hangileri? İktisat, işletme, kamu yönetimi ve maliye. Bu dört bölümden çok fazla memur alınıyor. Bu bölümlerin dördü de memur alımlarında hemen hemen aynı seviyede. O yüzden amaç memur olmaksa bu dört bölümden herhangi birisi seçilebilir. Ama benim iktisatı seçmemdeki nedenler; ekonomist gibi teknik hizmet sınıfı olabilme imkanı, bu dört bölüm içerisinde en ilgimi çeken bölümün iktisat olması, yurtdışı düşünenler için en avantajlı bölümün iktisat olması gibi nedenler oldu.

Memurluğu biraz daha açalım; A grubu ve B grubu memurluklar var. A grubu memurluklar kariyer memurluklar olarak da geçiyor. İİBF ve hukuk fakültesi mezunları alan sınavlarına da girerek puanlar alıyorlar ve o puanlarla kurumların açtıkları ilanlara başvurarak yazılı ve sözlü sınavlara giriyorlar. Maaşları daha yüksek ve yükselme şansları çok yüksek. Ama 35 yaş sınırı var. B grubu ise çift yıllardaki KPSS sınavındaki genel yetenek ve genel kültür teslerindeki netlerinize göre puanınız hesaplanıyor. O puanla merkezi atamalarda tercih yaparak KPSS puanıza göre veya kurumların alımlarına başvurarak mülakat ile atanmaya çalışıyorsunuz. İktisat A grubunda da B grubunda da çok avantajlı bir bölüm. Her zaman en çok memur alınan bölümlerin başlarında yer alıyor. İktisatın mezun sayısı diğer İİBF bölümleri gibi fazla olsa da alım sayısı da fazla olduğu için hala 80 puanın altıyla merkezi atamayla atanma şansı sunuyor.

Özel sektörde muhasebeci, satın alma uzmanı vb. işlere de başvurulabilir. Özel sektörde çalışırken aynı zamanda mali müşavirlik stajı yaparak serbest mali müşavir olmak hedeflenebilir. Sonrasında kendi ofisinizi açarsınız ve iş yapmaya başlarsınız. Bunların dışında bir ara sigorta ajentesi açmayı araştırmıştım. Sigorta ajentesi açarak sigortacılık da yapılabilir ve sınavlarına girerek sigortacılık lisansları alınır ve bir sigorta ajentesinde çalışılabilir.

SPK lisansları alınarak aracı kurumlar gibi şirketlerde yatırım danışmanlığı da yapılabilir ama araştırdığım kadarıyla bu iş Türkiye'de milleti telefonla arayarak aracı kurumda hesap açtırmak, millete işlem yaptırmak gibi çok sıkıcı bir şekilde ilerliyor. 

Bir diğer kariyer olanağı yüksek lisans. Ama iktisat bana biraz zor geldi. Bu yüzden yüksek lisans yapmayı düşünmüyorum. Eğer yaparsam da borsa üzerine yaparım ama o tarz bölümler de çok az.

Benim bu yazım belki iktisat okusam mı düşüncesinde olan gençlere, iktisat öğrencilerine veya iktisat mezunu olup ben neden okudum? Şimdi ne gibi işler yapabilirim? Sorularını kendilerine soran kişiler belki kendilerine uyan bir yol bulurlar düşüncesiyle yazıp paylaştım.

29 Ocak 2026 Perşembe

İktisat Mezuniyeti

İktisat bölümünden 2025 yılının Ağustos ayında mezun oldum. Belki bilenler vardır; 2021 yılında uluslararası ilişkiler bölümünden mezun olduktan sonra DGS ile açıköğretim iktisat bölümünü kazanıp kayıt olmuştum. Hatta bu bölümü çok laylaylom bir şekilde okuyordum. Sınavlarına hiç çalışmıyordum. Hatta bazen sınavlarına girmeyi unuttuğum bile oluyordu. Aslında öncelikle olayın en başına tekrar gidip neden iktisat bölümünü okumak istediğim konusunu açıklığa kavuşturmayı istiyorum; 2021 senesinde Web Tasarımı ve Kodlama önlisans ve Uluslararası İlişkiler lisans mezunuydum. Aynı zamanda Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiydim (3. sınıfı bitirmiştim). Benim mevcut profilim için KPSS'de memurluk için avantajlı bir bölüm okumam mantıklı geldi bana. Ayrıca yurtdışına göç etmek için en iyi açıköğretim lisans bölümlerinden birisi iktisat bence. Son olarak o sıralar borsa ile çok fazla ilgileniyordum, iktisat bölümünün beni bir adım ileri taşıyacağını düşündüm. Tüm bunlar bir araya gelince DGS ile 3. sınıftan başlayabilme olanağıyla İktisat bölümü benim için en mantıklı bölüm olarak karşıma çıktı.

Sırada okuma sürecim var. Bu süreç biraz dolambaçlı oldu açıkçası. Yukarıda yazdığım gibi AKBİL için laylaylom şekilde başladı İktisat serüvenim. İstanbul'da yaşarken 2023 senesinin Haziran ayına kadar yani tam 2 sene de normalde bitmesi gereken bölümün 9 dersi kalmıştı. Ben Japonya'ya giderken bırakmak zorunda kaldım. 

AÖF İktisat


2024 senesinin Ağustos ayında Türkiye'ye döndüğümde düşündüm, taşındım ve kalan 9 dersimi de geçip İktisati bitirmeye karar verdim. Bu 9 dersin 7'si güz dönemlerinde, 2'sini de bahar dönemlerinde alabiliyordum. Ben de 7 dersin 7'sini de güz döneminde aldım. Zaten 7 ders alınca alabileceğim maksimum kredi miktarı neredeyse doluyordu. Hastalığımdan dolayı bazı derslerin vizelerine giremedim ve bu yüzden de vizesine giremediğim İktisat Tarihi dersinin finalinden 35 alarak kaldım. İktisat Tarihi dersinin vizesine girip de 35 veya üzeri bir puan alsaydım onu da geçecektim. Sonuç olarak 6 dersi geçtim ve 1 dersten kaldım. Bu durumda mezun olabilmem için geçmem gereken 3 dersim kalmıştı. Bahar ve yaz dönemine geçmeden önce güz döneminde ders çalışma yöntemimi sizlere anlatmak istiyorum. Sadece konuların özetlerine (her ünite için ortalama 3 sayfa oluyor) çalıştım. Ama final sınavlarında vizesine girmediğim dersler için ekstra bir çalışma içerisinde olmam gerektiği düşüncesiyle canlı ders videolarından sadece soru çözüm derslerini hızlı modda izledim ve bunun da çok fazla faydasını gördüm. Sonuç olarak yarı laylaylom bir şekilde 1 dersten kalıp 6 dersten geçerek güz dönemini bitirdim.

Sadece 3 dersim kaldığı için ve bahar dönemi alabileceğim 2 dersi alsam bile 1 dersim yine kalacağı için risk alarak bahar dönemi kayıt yenilemedim. Yaz okulunda kalan 3 dersimi de çok daha az ücret ödeyerek geçip bitirmeyi hedefledim.

Yaz okulunda kalan 3 dersimin üçünü de aldım. Ünite özetlerini okumanın yanında bazı derslerin geçmiş dönemlerdeki canlı derslerini de izledim. Hatta son hafta çıkmış soruların da hepsini çözdüm. Param yokken bu kadar para verdim açıköğretime bari hepsini geçeyim istedim. Planladığım gibi de oldu bütün dersleri yüksek puanlarla geçtim. Bu hem benim kendime güvenimi geri getirdi hem de iktisat bölümünden mezun olmuş oldum. 

Normalde bundan sonra İktisat mezuniyetinin bana sunacağı faydaları yazmayı planlıyordum ama bu haliyle bile yazı çok uzun oldu. Şimdilik bu kadar olsun. İktisat mezuniyetinin faydalarını veya iktisat mezunlarının ne iş yapabileceğini başka bir yazıda anlatayım sizlere.

29 Ekim 2024 Salı

Aynı Anda İki Farklı Bölümde Yüksek Lisans Yapmak

 İki tane lisans bir tane de ön lisans mezunu olduğum için gözümü uzun süredir yüksek lisans yapmaya dikmiştim. Ama hem çalıştığım için, sonrasında da Japonya’ya taşındığım için bir şekilde cesaret edip de girişimde bulunamamıştım. Şu an Türkiye’ye döndüğüm ve şu an işsiz olduğum için yeniden ne yapabilirim, ne yapamam düşünmeye başladım. Yapabileceğim şeylerden birisi olarak da yüksek lisansı belirledim. Bundan birkaç sene önceye kadar üç farklı üniversite bölümünde kaydı olan birisi olarak aklıma haliyle lisans üstü eğitimin bana verdiği imkanların ne olduğunu araştırmak geldi.

Zaten daha öncesinde de lisans üstü eğitim hakkında kulaktan dolma birkaç bilgi sahibiydim. Araştırmalarım sonucunda tasdik ettim ki: Aynı anda iki farklı lisans üstü bölümü okuyabilmenin tek olur yolu var. Bu da bir bölümün tezsiz yüksek lisans olması. Daha açıklayıcı olması açısından bir liste yaparsak:

Aynı anda 2 tezsiz yüksek lisans MÜMKÜN

Tezli yüksek lisans + tezsiz yüksek lisans MÜMKÜN

Tezsiz yüksek lisans + doktora MÜMKÜN

Tezli yüksek lisans + tezli yüksek lisans mümkün DEĞİL

Tezli yüksek lisans + doktora mümkün DEĞİL

Doktora + doktora mümkün DEĞİL

Sanırım bu açıklayıcı olmuştur. Lakin ben ders yükü ve tezsiz yüksek lisansların tamamının ücretli ve açık öğretim veya uzaktan eğitim lisans ücretlerine göre epey pahalı olması yüzünden aynı anda iki farklı yüksek lisans yapmayı düşünmüyorum.

8 Ekim 2024 Salı

2025'te Girmeyi Planladığım Sınavlar

 2025’te girmeyi planladığım sınavlardan kısaca bahsedeceğim. Belki sizler de benim girmeyi planladığım sınavlara girmeyi planlıyorsunuz veya acaba girsem mi diye düşünüyorsunuzdur. Böyle bir durumda başka birinin görüşlerini okumak zihninizde yeni ufuklar açabilir.


Hitit Üniversitesi Bahar Dönemi Yüksek Lisans Alımı Bilimsel Değerlendirme veya Mülakat Sınavları

Ocak veya Şubat ayında olacağını tahmin ediyorum. Şu an memleketim olan Çorum’dayım ve eğer başka bir şehre çalışmaya gidemezsem KPSS ve diğer sınavları beklerken vaktimi yüksek lisans yapmak gibi kariyerime katkı sağlayacak ve belki de kariyerimde yeni kapılar aralayacak bir eğitim ile zamanımı değerlendirmek istiyorum. Başvurmayı düşündüğüm bölüm Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Tezli Yüksek Lisans Bölümü. Daha önce sadece bir kere yüksek lisans mülakatına gitmiştim. Bu ikinci olacak. Önceki alımlarda mülakatlar internet üzerinden yapılmış. İnternette yaptığım araştırmalara göre mülakata hazırlanırken 4 şeyi araştırmak veya düşünmek / belirlemek gerekliymiş. Bunlar:

Ana bilim dalı ve bölümdeki hocaların araştırılması. İsimleri, hangi alanlarda çalışmaları var vb.

Neden bu üniversitede yüksek lisans yapmak istiyorsun?

Neden yüksek lisans yapmak istiyorsun?

Hangi konuda (alanda) çalışma yapmak istiyorsun?

Mülakat öncesi bu dört şeyi araştırmak veya düşünüp belirlemek istiyorum. Sadece mülakattan geömek için değil mülakatı geçince de işime fazlasıyla yarayacağı için.


YDS 1 / Japonca

YDS sınavına ilk kez Japonca dilinden gireceğim. Zaten öncesinde de sadece bir kere girmiştim ve aldığım sonuç pek de iç açıcı değildi. Japonca YDS hakkında fazla bir bilgi olmayan bir sınav. Katılımcı sayısı çok az olduğu için test şeklinde değil de çeviri şeklinde yapılıyormuş. Ve yine başvuru sayısı çok az olduğu için sadece Ankara’da yapılıyormuş. Japonca YDS’nin İngilizce YDS’ye göre baya bir dezavantajı var. Ama şu an İngilizce YDS’den işe yarayacak bir puan alabilmem mümkün değil. Ben de hazır Japonca çalışırken YDS’ye Japonca’dan gireyim belki işime yarayacak bir puan alırım. İşime yarayacak puan alamasam bile Japonca YDS’nin nasıl bir sınav olduğunu deneyimlemiş olurum diyorum. Japonca YDS için ayrıca bir ders çalışmayı düşünmüyorum. JLPT N3 sınavına çalışmaya devam edeceğim. Çünkü sınav hakkında ve nasıl çalışılması veya nasıl çalışılabileceği hakkında bilgim çok kısıtlı.


JLPT Temmuz

Temmuz ayında yapılacak JLPT sınavına N3 seviyesinden kayıt olmayı düşünüyorum. Düşünüyorum çünkü Ankara Üniversitesi’nin JLPT sınavını hakkıyla gerçekleştirememesi yüzünden kayıt olabilir miyim bilmiyorum. Korona Pandemisi zamanında sınava kontenjan koyup, İstanbul’da yapmamaya başladılar. Halen daha aynı kontenjan sayısı ve düzen ile devam ediyorlar ki, zaman içerisinde Japoncaya ve JLPT sınavına ilgi aşırı derecede arttı.

Ankara Üniversitesi’nin beceriksizliğini bir kenara atarsak JLPT N3’e iyi bir şekilde çalışarak geçmeyi hedefliyorum. 2024 Temmuzundaki JLPT N3 sınavından 71 alarak kalmıştım. Aşırı derecedeki baş dönmesi, mide bulantısı ve karın ağrısına göre yine de iyi bir skor. Ama JLPT sınavını geçemeyince bir anlamı olmuyor.


2025 Lisans KPSS

2025 Yılı tek sayılı yıl olduğu için yapılan KPSS sadece uzmanlıklar, müffettişlikler gibi alımların mülakatına girebilmeye yarıyor. En azından benim durumumdaki kişiler için böyle. 2025 Senesinde daha önce hiç yapmadığım bir şey yapacağım ve alan sınavlarına da gireceğim. Hatta tüm oturumlara gireceğim ve bütün testleri elimden geldiğince çözmeye çalışacağım. Birkaç tane hedefim var. Bunlar:

1 Net ve üzeri net çıkaramadığın testlerin netleriyle hesaplanan puanlar hesaplanmıyormuş. Bu cümle biraz karışık geldi gözüme. Şöyle yazayım: Misal Hukuk’tan 1 netin altında net yapmışsanız Hukuk testinin netleriyle hesaplanan bütün puanlarınız sonuç belgenizde olmuyor. Bu yüzden olabildiğince çok sınavdan 1 net veya daha fazla net çıkarıp olabildiğince çok puanımın hesaplanmasını amaçlıyorum.

Bir diğer hedefim Genel Yetenek ve Genel Kültür’den olabildiğince çok net yapabilmek. Çünkü mühendislik mezunu uzmanlar P1, P2 veya P3 puanlarıyla alınıyor. Ayrıca Genel Yetenek ve Genel Kültür bütün puanların hesaplanmasında etkili oluyor.

Üçüncü hedefim Uluslararası İlişkiler sınavından yüksek net çıkararak Uluslararası İlişkiler sınavının netlerinin etkili olduğu puan türlerinin bir kaçında 80 puanın üzerine çıkmak. Böylece iki üç alımda da olsa sıralaya girip kurumların yazılı sınav aşamasına katılma olanağı bulmayı garantilemeyi hedefliyorum.

Tüm bu hedeflerimin dışında en çok alımın olduğu P48 puan türünde 70 üzeri almayı da hedeflemek isterdim ama Hukuk, İktisat, Maliye ve Muhasebe testlerinden bir tek İktisatı çözebilirim. Olmayacak duaya amin demek istemiyorum.


JLPT Aralık

Temmuz ayındaki JLPT Sınavında N3 seviyesini geçebilirsem N2 seviyesine eğer geçemezsem tekrar N3 aşamasına kayıt olacağım. Japonya’da dil okullarındaki hocalar kariyeriniz için N4 de olsa JLPT sınavlarına atlayarak girmeyin sırayla girin diyorlar.


2025 yılında girmeyi planladığım sınavlar bu kadardı. Bakalım zaman ne gösterecek. Eğer zamanla bu sınavlar haricinde başka sınav veya sınavlara girersem 2026 senesinde yazacağım 2025 yılında girdiğim sınavlar yazısında bahsederim.